|
Çok kötü bir yılı geride bıraktık. Dileğimiz, geride kalan 2009 yılının en kötü yılımız olmasıdır. Böyle dönemlerde, ülkemizde muhasebe meslek mensuplarının doğasında sıkıntılar hep ikiz yaşanır. Meslektaşlarımız sıkıntılı yıllarda, kendi sıkıntıları yanı sıra müşterilerinin de sıkıntılarını yaşarlar. Müşterilerimizin sıkıntılarını onlarla birlikte yaşarken bu sıkıntıların türevi olarak kendimizin de sıkıntıları artmaktadır. Bu sıkıntıların giderilmesi için iş olanaklarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda mesleki faaliyetlerimize ihtiyaç duyan kurumların gerekli duyarlılığı göstermesi gerekmektedir. Muhasebe mesleğinde müşterilerin yüzde doksanından fazlasını oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin işlerinde ciddi bir daralma yaşanmaktadır. Türkiye Başbakanı, "artık bakkal amca devri kapandı" diyerek özellikle küçük işletmelere hizmet veren müşterilerimize işlerinin biraz daha daralacağını müjdelemiştir! Başbakan Erdoğan, küçük işletmelere "artık devriniz sona erdi; devir büyüklerin ve egemen kapitalin devridir; başınızın çaresine bakınız" demek istemektedir. Başbakanın bu açıklamayı yaptığı sıralarda; ABD Başkanı Barack Obama, işçi alımı yapan ve işçi ücretlerinde artırıma giden küçük işletmelere 33 milyar dolar vergi indirimi desteği planladığını açıklıyordu. Obama, bu yıl küçük işletmelere ve bu işletmelerin istihdam yaratma gücüne odaklanacağını belirterek bu işletmelerin her üç ayda bir kredi talep edebileceklerini söylüyordu. ABD Yönetimi küçük işletmeleri desteklemeye odaklanırken; Türkiye'de Hükümet küçük işletmelerin artık kapanma yoluna gitmelerine ilişkin yol haritasını çizerek, uygulayacağı politikalarla özel sektörün ve girişimciliğin kapısını küçük işletmelere kapatmaya hazırlanıyor. Bu yaklaşımın türevi, muhasebe mesleğini serbest yürütenlerin müşteri kitlesine darbe vurularak iş olanaklarını azaltan bir değişim sürecinin yaşanmaya başlanmasıdır. Bu durum karşısında izlenecek yol, muhasebe meslek mensuplarının yaşanacak değişime karşı direnç göstererek geleceği beklemeksizin kendilerinin geleceği şekillendirmelerdir. Bu değişim sürecinde meslek örgütümüze ve her bir meslektaşımıza düşen en önemli görev, geleceği beklemek yerine geleceği belirlemektir. Bu amaçla izlenecek yolda beklenen; gerek muhasebecilerin ve gerek denetçilerin hem mesleklerinin geleceğini belirlemeleri, hem de muhasebe hizmetlerinden yararlanan kişilerin ve kuruluşların geleceklerini şekillendirmeleridir. Meslek mensupları ve örgütleri olarak, geleceği inşa etmeye yönelik gayret göstermemiz ve buna yönelik politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Bu yüzden geleceğin hedeflerini büyük tutmak ve sosyal sermaye birikimimizi oluşturmak zorundayız. Türkiye'de muhasebe ve denetim mesleğinin gelişimi için yapmamız gereken beş önemli görev vardır. Bunlardan birincisi mevcut hizmetlerimize ek talep yaratılmasıdır. İkincisi mesleğin hizmet alanını genişletmek ve yeni alanlarda talep yaratmaktır. Üçüncüsü muhasebe ve denetim standartlarını ve kavramsal çerçeveyi geliştirmek; muhasebe ve denetim uygulamalarının kalitesini yükseltmektir. Dördüncü görev; muhasebe mesleğinin kamusal denetimini sağlayarak mesleğin kamusal güven derecesini yükseltmek ve son olarak çağımızın getirdiği değişim ve dönüşüm fırsatlarını mesleğin lehine çevirmek olmalıdır. Bu hedeflerin alt yapısını oluşturmak meslek örgütünün, bu hedefleri yakalama mücadelesi ise muhasebe ve denetim meslek mensuplarının görevidir.
Bu amacı gerçekleştirmek için öngörülen vizyonumuzun odaklandığı hedef; Türkiye'de muhasebe ve denetim mesleğinin, uluslararası meslek kurallarına ve meslek çerçevesi ile meslek etiğine (meslek deontolojisine) yakınsak tam uyumlu olmasını sağlamaktır. Bunun için uluslararası muhasebe standartları ile uluslararası denetim ve güvence standartlarına uygun uygulamalar; uluslararası muhasebe etiği ve disiplin hukuku ile uluslararası eğitim standartlarına uyumlu bir mesleki yapılanma; sürekli mesleki gelişime odaklanan eğitim ile muhasebe mesleğinde uzmanlaşma ve bu uzmanlaşmanın sertifikasyonu hedeflenmektedir. Bu bağlamda görevimiz, muhasebe meslek mensuplarını savunmak ve mesleki dayanışmayı geliştirmek; meslek mensuplarının haklarını koruyarak yeni iş olanakları yaratmak ve ulusal katma değerden hak ettikleri payı almaları için yapılan çalışmaları artırarak sürdürmektir. Bugüne kadar önemli başarılar elde etmiş olmamıza karşın, gerçekleştirmemiz ve ulaşmamız gereken büyük hedeflerimiz var. Biz, birlikteliğimizi, dayanışmamızı koruduğumuz ve birbirimize sahip çıktığımız sürece önümüzdeki tüm engelleri aşarız ve mesleğimizi yüceltiriz. Yarınlara umutla bakalım, çünkü gelecekteki güzel günleri ancak birlikte ve dayanışma içinde olursak bugüne çekerek şekillendirebiliriz. Dr. Ymm. Masum TÜRKER TÜRMOB Genel Başkanı
|