|
Küresel ekonomide oluşan balonların patladığı, enflasyonun durgunluğa tercih edilir hale geldiği bir yıl geride kaldı. Ekonomik olarak yaşanan krizler meslek hukukumuzdaki karışıklıkları gözden kaçırdı. 3568 Sayılı yasayla Denetçi sınavlarını yapma yetkisi verilen üst kuruluşumuz ne yazık ki denetçi lisanslarının Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği tarafından verilmesine seyirci kaldı. Lisans yenileme eğitimlerinin kimin tarafından verileceği ise belirsizliğini koruyor. Bu noktaya gelinmesinin ana sebebi ise Yeminli Mali Müşavirin sadece Maliye Bakanlığı tarafından verilen "Tasdik Görevlerini" yapan kişi olarak algılanmasıdır. Halbuki Yeminli Mali Müşavir Uluslararası Denetim Standartlarına göre denetim yapan denetçidir. Vergi denetimi, denetim faaliyetinin alt bölümüdür. Buna rağmen meslek örgütü olarak özele odaklanmamız, ekonomik sıkıntıları beraberinde getirdiği gibi, toplumun beklentilerinin de gerisinde kalmaktadır. Günümüzde demokratik toplumun yaratılması için kurumların şeffaf olması ön şarttır. Şeffaflığın olmazsa olmaz kuralı ise denetimdir. Vergisel konularla sınırlı olmayan bu denetimi yapma yetkisi ise Yeminli Mali Müşavirlere verilmiştir. Zira meslek yasamız yeminli mali müşavirlerin görevini "Gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının, mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunun denetim standartlarına uygun olarak denetlenmesi" şeklinde tanımlamıştır. Ancak bu görevin hakkıyla yerine getirilebilmesi için denetim mesleğinin uluslararası meslek kurallarına, meslek ahlakına tam uyumunun sağlanması gerekir. Bu hedefe ulaşılabilmesi için Uluslar arası denetim ve güvence standartlarına uygun uygulamalar, Uluslar arası eğitim standartlarına uyumlu bir mesleki yapılanma, sürekli mesleki gelişime odaklanan eğitim ile denetim mesleğinde uzmanlaşma sağlanmalıdır. Yönetim kurulu olarak, yukarıda ana hatları ile belirtilen, hedeflere uygun olarak yürüttüğümüz çalışmalara, yeni yılda da umutlu devam edeceğiz.
|